Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

6 Nisan 2012 Cuma

LİMONLU KURABİYE (Değişik kurabiye tarifi arayanlar için)

Hep birileri tarafından kandırılmadık mı? Nedersiniz?
TAKIM ELBİSE
Yaşlı adam, bir konfeksiyon mağazasına ait vitrine uzun uzun baktıktan sonra, ilerideki yeşillikte oynayan çocukların en zayıfına dönerek: Küçüüük!... diye seslendi. Bana biraz yardımcı olur musun? Çocuk, hafta sonlarında yaptıkları misket oyununu ilk defa kazanmış olmasına rağmen arkadaşlarını bırakıp geldi. 7 - 8 yaşlarındaydı ve üzerindeki elbiseler, tek kelimeyle dökülüyordu. Yaşlı adam, çocuğun saçlarını okşadıktan sonra:
- “Vitrindeki elbiseyi giymeni istemiştim.” dedi. “Bakalım üzerine uyacak mı?”
Çocuk, bu teklifi ilk önce şaka sandı. Ama adam son derece ciddiydi. Onunla birlikte mağazaya girerken, ilk önce rüyâda olup olmadığını, daha sonra da şimdiye kadar yeni bir elbise giyip giymediğini düşündü. Genellikle ailedeki büyük çocuğa alınan veya komşular tarafından verilen giyecekler, elbiselerin ona dar gelmesiyle birlikte ortanca kardeşe kalır, birkaç sene sonra da dizleri aşınmış veya delinmiş vaziyette kendisine yamanırdı. Ama her zaman hasta dedikleri babasının ne kadar zor para kazandığını bildiğinden, bu işe bir kere bile itiraz etmemişti. Şimdi ise, ilk defa yeni bir elbisesi olacaktı. Üstelik de bayrama üç gün kala... Çocuk, yaşlı adamın gösterdiği elbiseleri giydiğinde, büyümüş olduğunu ilk defa farketti. Çizgili kadifeden yapılmış pantolon, bacaklarının ne kadar uzun olduğunu ortaya koyarken, yeni ceketi de omuzlarını iyice geniş göstermişti. Fakat hepsinin üzerine giydiği kaban bir başkaydı ve artık üşümeyecekti. Çocuk, biraz önce kazandığı misketleri onun cebine bıraktığında, iyice keyiflendi. İrili ufaklı misketler, gayet derin olan ceplerin bir köşesinde kalmıştı. Demek ki her bir cep, en az elli misket alabilirdi. Yaşlı adam, çocuğu sağa sola döndürdükten sonra, elbiselerin paketlenmesini istedi ve iş tamamlandığında, tezgâhtara dönerek:
- “Elbiseleri torunuma alıyorum.” dedi. “Kendisine sürpriz yapacağım için,onları bu çocuğun üzerinde denedim. İkisinin de boyu falan aynı da.” Çocuk, bir anda beyninden vurulmuşa döndü ve ne diyeceğini bilemedi. Ama artık büyüdüğüne göre, bir şey belli etmemeliydi. Aynaya son bir defa baktıktan sonra, üzerindekileri yavaşça çıkartarak bir kenara fırlattığı eskilerini giydi. Adam, elbiselerin torununa uyacağından emindi. Yaptığı hizmet için çocuğa bir ciklet parası vermek istediğinde, onu yanında göremedi. Haylaz velet, belli ki bu işten sıkılmıştı. Çocuk, arkadaşlarının yanına döndüğünde, bir kenara çekilerek onları seyretmeye koyuldu ve bütün ısrarlara rağmen oyuna katılmadı. Arkadaşları:
- “Niçin oynamıyorsun?” diye sordular. “En güzel misketleri sen kazanmıştın.” Çocuk, inci gibi yaşlar süzülen gözlerini arkadaşlarından kaçırmaya çalışırken:
- “Misketlerim, bu elbiselere yakışmayacak kadar güzeldi.” dedi. Bu yüzden onları, bayramlık kabanımın cebine sakladım.
Aslında her yaşta ama farklı şekillerde hep birileri tarafından kandırılıp sonra da bir kenara fırlatılmadık mı? İşimizde, aşkta, dostlukta, arkadaşlıkta, belki de ailemizde... Kimin umurunda bir başkasının duyguları, hissettikleri veya kandırılması? Gözyaşları ya da kalp kırıklıkları? Peki ya bütün bir ömür boyu kalan izler? Ne yazık ki hiç kimsenin... keşke.... keşke... farklı olabilseydi herşey. Biraz daha insanca, biraz daha hassasca, dürüstçe ve biraz daha yüreklice....
ALINTIDIR.


LİMONLU KURABİYE

Malzemeler:
2 yumurta
1 paket margarin (250 gr)
1 su bardağı şeker
4 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 limon kabuğunu rendesi
3 çay kaşığı limon tuzu

Yapılışı:

Yumurtaları bir çukur kabın içine kırıp, çırpalım ve limon tuzunu da ekleyip, karıştırarak eritelim. Derin bir kabın içine unu ve kabartma tozunu eleyelim. Unun ortasını havuz gibi açalım. İçine oda sıcaklığındaki eritilmemiş margarini, şekeri, yumurtayı ve limon kabuğu rendesini koyup, hamuru özdeşene kadar yoğuralım. Hamurdan krema sıkacağının içine dolduralım. Yağlanmış tepsinin üzerine istediğimiz şekli vererek aralıklı olarak hamuru sıkalım. Önceden ısıtılmış 150oC'lik fırında kurabiyeler hafif sararana kadar pişirelim. Kısa sürede pişen bir kurabiyedir. Fırından çıkarttıktan sonra spatula yardımıyla kurabiyeleri yerlerinden oynatalım ve soğuduğunda servis yapalım.


                                                               AFİYET OLSUN.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder